Azıcık Aklım Karıştı SetDEV TURUNCU SET - Kendimi Tanıyorum, Duygularımla Büyüyorum
DEV TURUNCU SET
Duyguları anlamaktan dikkat geliştirmeye uzanan 19 kitaplık geniş bir set. Hikâyeler, etkinlik kitapları ve oyun kitapları bir arada; okul öncesi dönemin farklı ihtiyaçlarına aynı kutuda karşılık veriyor.
Dolu Botlar
Can'ın yeni botları büyüklerinin beklentileriyle dolar: başarı hırsı, yaralanma korkusu, beslenme kaygısı. Botlar o kadar ağırlaşır ki arkadaşları su birikintisinde zıplarken o kenarda kalır. Ağır botlar üzerinden çocuk, taşıdığı beklentileri fark etmeyi ve duygusunu ifade etmeyi deneyimler.


Aynı Benim Gibi Farklı
Kırmızılar, Sarılar ve Maviler yalnızca kendi renklerini sever; paylaşmayı, konuşmayı, arkadaş olmayı yasaklarlar. Sonra üç rengi birden seven biri çıkagelir ve renkler birbirine karışır. Çocuk, dışlamanın kimseyi mutlu etmediğini neden-sonuç bağıyla değerlendirir.
Hayaller Bir Baloncuğa Sığar mı?
Ela'nın üflediği baloncuklar hayalleriyle yüklenip şehre dağılır; biri bilgisayar başındaki Banu'yu denizkızlarıyla tanıştırır, biri hayal kurmayı unutan Tolga'nın kapısını çalar. 'Gerçek nedir?', 'Hayal gücü kaybedilebilir mi?' soruları çocuğu kendi cevabını aramaya çağırır.


Güzellik Bir Tabloya Sığar mı?
Sergiye gelen hayvanlar kendilerine benzeyen tablolara hayran kalırken minik Kurbağa üzülür: onlarca resim arasında tek bir kurbağa yoktur. Merakı onu aralık bir kapıdan, kırmızı örtü altındaki farklı bir resme götürür. Açık uçlu sorular güzelliğin kişiye göre değişebileceğini tartıştırır.
Arkadaşlık Bir Kutuya Sığar Mı?
Yeni şehirde kendini yalnız hisseden Derin, bir 'arkadaşlık kutusu' tasarlar; parkta tek başına oturan utangaç bir kızla, meraklı Ali ile ve soruları gökyüzüne taşıyan bir kuşla karşılaşır. 'Tek başına olmak yalnızlık mıdır?' sorusu, bu ikisini ayırt etmeye alan açar.


Duygular Bir Kalbe Sığar Mı?
Kış uykusu öncesi içindeki karmaşayı anlamak isteyen Yavru Ayı'ya Bilge Ayı öğüt yerine kalp biçimli sihirli bir yastık verir: öfkede ateş gibi ısınır, üzüntüde sırılsıklam olur, hayal kırıklığında 'çat' diye ses çıkarır. Soyut duygular böylece dokunulabilir hâle gelir.
Yolculuk Bir Kitaba Sığar mı?
Kendi yolunu arayan meraklı bir kaplumbağanın hikâyesi, sayfa altlarındaki felsefe sorularıyla birlikte ilerler; okuma 'Doğru nedir?' üzerine bir sohbete dönüşür. Kaplumbağanın yolunu seçme cesareti, kaybolmanın korku değil öğrenme fırsatı olabileceğini gösterir.


Bazen Olur Böyle Set
Dört kitap, dört renkli balon: mor kıskançlık, kırmızı öfke, mavi korku, sarı üzüntü. Kardeşini kıskanan kedicik, kemiğini paylaşmak istemeyen köpek, yüksek seslerden çekinen tavşan ve cevizleri kırılan sincap üzerinden duyguyu tepkiyle değil sözcüklerle anlatmak anlatılır.
Azıcık Aklım Karıştı Set
Taşa tırmanan kuzu annesinin telaşlı uyarısını 'sevilmiyorum' diye okur; oyuna alınmayan kaplumbağa, işe giden köstebek babasını bekler, iki salyangoz kardeş bir yaprağı paylaşamaz. Düşünce bulutları ve kaygı balonları, aklından geçeni görünür kılıp başka açıklamalar kurdurur.


Başlangıç
Zirvedeki Küçük Kaya, Büyük Kaya'nın koca bir hapşırığıyla yola düşer; yuvarlanırken parçalarını bırakır, yıpranır ve bir Küçük Kız'ın avucunda sevgiyle tanışır. Veda anında söylediği 'Bu ayrılış, aslında yeni bir başlangıç' sözü, kayıpların insanı eksiltmediğini duyurur.
Zamanla
Her şeyin hemen olmasını isteyen küçük bir kız, beklediği anlarda çevresine dikkatle bakmaya başlar; salyangozları, filizlenen bitkileri ve ağaçları fark eder. Doğadaki her canlının kendi süresi olduğunu görmesi, sabretmeyi ve beklerken sakin kalmayı somutlaştırır.


Ağladığımda
Minik bir kahraman kendi gözyaşıyla konuşur; gözyaşı neden var olduğunu ve aktığında içini nasıl ferahlattığını anlatır. Ağlamanın yalnızca üzüntüden değil mutluluktan, özlemden, heyecandan da gelebildiğini duyan çocuk, annesinin ve arkadaşının da ağlayabileceğini fark eder.
Hoşça Kal
Şehir hayatında sıkışan Küçük Kız köyüne gider ve yıllar önce yerini değiştirdiği Küçük Kaya ile yüzleşir. Hikâye "uyum sağlamak" ile "ait olmak" arasındaki farkı duyurur; çocuk kendini en çok nerede güvende hissettiğini düşünür. Taşınma ya da okul değişikliği dönemlerinde işe yarar.


Böyle Daha Güzel Set
Haksızlık karşısında hak arama, zorbalık karşısında yardım, bencillik karşısında paylaşım, hata karşısında özür: her hikâye çocuğu bir karar anına ortak ediyor. Seçenekleri karşılaştırması ve "Sence hangisini seçmeli?" sorusu, davranışın sonucunu önceden düşünmesini sağlıyor.
Benim Gücüm Başka Bu Sensin Serisi
Kurdun cesur adımları, tilkinin tatlı sohbeti... Tanuki herkese hayranlıkla bakarken kendi gücünü arar ve yolun sonunda herkesin iyi olduğu bir alanı bulunduğunu görür. Arkadaşlarının yapabildiklerine imrenen bir çocukla, onun kendi becerisini birlikte adlandırmak için iyi bir başlangıç.


Böyle Düşünmek de Güzel Bu Sensin Serisi
Numbat'ın aklındaki sorular hiç bitmez; doğa olaylarını ve çevresini büyük bir merakla sorgular. Merak etmenin bazen doğrudan bir cevaba, bazen de hayal gücünü büyüten çözümlere kapı açtığını görür. Soru sormanın ayıp olmadığını duyan çocuk fikrini daha rahat söyler.
Farklıysam Ne Olmuş Bu Sensin Serisi
Daha uzun ya da daha renkli olmayı isteyen Pangolin'in iç konuşması, dış görünüşe dair kıyasları yüzeye çıkarıyor. Yolun sonunda onu farklı kılan özelliklerin aynı zamanda onu kendisi yaptığını görüyor. Farklılığın bir eksiklik olmadığını duyan çocuk, çevresine de daha anlayışlı yaklaşıyor.


Sorularım Var - Acaba Bu Ses Kimin?
Karar verirken içinden geçen o minik fısıltıyı, yani iç sesi konu alan felsefe temelli bir hikâye. 'İçimizdeki ses nereden geliyor?', 'İçimizden geçen her şeyi yapmalı mıyız?' gibi tek doğru cevabı olmayan sorular, çocuğun düşüncesini gerekçesiyle anlatmasına alan açar.
Sorularım Var - Acaba Ben Kimim?
Çocuk aynaya bakıp "Ben neden benim?" ya da "Büyüyünce yine ben mi olacağım?" diye sorduğunda hazır cevap vermek yerine birlikte düşünmeyi öneriyor. "Bir özelliğin değişse yine sen olur muydun?" gibi sorularla çocuk kendini nasıl tanımladığını ve neyi tercih ettiğini anlatmaya başlıyor.












